
Okuma yazması olmadığı halde şaşılası bir zekaya ve ezber yeteneğine sahipti Tenekeci Mahmut. Sayısız türkü, şarkı, ilahi, gazel, hoyrat ve hikayeyi ezbere bilir; bir kez duyduğu türküleri bile eksiksiz okurdu..
Okuma yazması olmadığı halde şaşılası bir zekaya ve ezber yeteneğine sahipti Tenekeci Mahmut. Sayısız türkü, şarkı, ilahi, gazel, hoyrat ve hikayeyi ezbere bilir; bir kez duyduğu türküleri bile eksiksiz okurdu..
İçeri bir adam girdi. Orta boylu, orta yaşı az geçkin, saçsız başını kibarlıkla öne eğerek tutan, ince çerçeveli gözlüklerinin ardından karşısındakine verdiği değeri hissettirerek bakan, gösterişsiz takım elbisesinin içinde kibarlıktan ellerini önünde kavuşturarak duran efendi bir adam.
Kalan Müzik yetkilileriyle görüşmek istiyordu. Bu kalender adam, 26 yıl doğup büyüdüğü Urfa'da mali müşavirlik yaptıktan sonra, mesleğini Ankara'da sürdüren folklor araştırmacısı, şair ve yazar Abuzer Akbıyık idi.
İnce bıyıklarının altından büyük bir incelikle konuşuyor, "Evim yansa önce kayıtlarımı kurtarmaya çalışırım" diyordu. "Bunu eşim ve çocuklarım da bilir, kabul eder." Yıllarca topladığı kayıtların şimdi CD olarak basılmasının mümkün olup olmadığını öğrenmek istiyordu. Plak şirketinin yetkilileri önlerine dökülen hazine karşısında ne diyeceklerini bilememişlerdi. "Siz bu işi bitirmişsiniz. Bize yayımlamaktan başkası düşmez. Bu da boynumuzun borcu zaten" demekten başka.
Bir kültürün canlı hafızası
Önce kayıtlar tasnif edildi ve "Urfalı Üç Musiki Ustası" adlı bir derleme yayımlandı. Geriye çok büyük bir ustanın kayıtları kalmıştı ki, ona da büyük bir özenle yaklaşmak gerekiyordu. Bu usta Türk halk kültürü ve müziğinin önemli kaynak kişilerinden birisi gazelhan Urfalı Tenekeci Mahmut Güzelgöz.
Nuri Sesigüzel'den İbrahim Tatlıses'e kadar kuvvetli isimlerin arkasında varlığıyla büyük bir neden teşkil eden Tenekeci Mahmut gibi olağanüstü bir müzik yeteneği nereden çıkabilirdi ki; birçok şair ve edebiyatçının, müzik ustasının yetiştiği; Asbap Geceleri, Dağ Yatı ve Sıra Geceleri ile adeta bağrında bir "Halk Konservatuvarı" bulunduran Urfa'dan başka.
Okuma yazması olmadığı halde şaşılası bir zekaya ve ezber yeteneğine sahipti Tenekeci Mahmut. Sayısız türkü, şarkı, ilahi, gazel, hoyrat ve hikayeyi ezbere bilir; bir kez duyduğu türküleri bile bir kerede eksiksiz okurdu. Makam geleneğine de hakimiyeti çok yüksekti.
Beğenisi yüksek Urfa halkının üzerinde tartışılmayan isimdi; sadece okuyuşuyla değil, onuru ve alçak gönüllülüğüyle de. Yaşamı boyunca çektiği geçim sıkıntısına karşılık, sanatını parasız halk konserlerinde icra ederek sevdikleriyle paylaşmaktan gayri tasası olmamıştı. Sahip olduğu kalabalık aileyi tenekecilikle geçindiriyor, bazı akşamlarda da mevlithanlık yapıyordu.
17 Şubat 1919 sabahında doğuşundan, 7 Mart 1988 günü ölümüne kadar geçen 69 yılı, insan ile musiki arasındaki titreşen sevgiye adamış bir gönül adamıydı. Tüm hazlarıyla yaşamış bir kültürün canlı hafızasıydı Tenekeci Mahmut.
Zamane değil, zamanın Behlül'ü
Prof. Dr. İlhan Başgöz ile Abuzer Akbıyık tarafından hazırlanan, Kalan Müzik tarafından basılarak kalın bir kitapçıkla piyasaya sürülen iki CD'lik "Urfalı Tenekeci Mahmut Güzelgöz", son derece değerli bir albüm. Bu 42 parçadan oluşan arşivlik albüm, sadece Urfa türkülerinin değil, başlı başına bir kültürün sonraki kuşaklara aktarılmasında birinci dereceden mühim bir belge.
En anlamlısı sözü, Urfalı şair A. Naci İpek'in Tenekeci Mahmut için kaleme aldığı güzel satırlarla bitirmek:
"Urfa sazı, Urfa sözünün eşsiz şeyda bülbülü idin / Dost meclislerinin, hem sıra gecelerinin gülü idin / Hoşgörü, erdem, tevazuun ile örnek oldun bizlere / Hoş seda bıraktın, zamane değil, zamanın Behlül'iydin..."
MURAT BEŞER | Milliyet | 02 Kasım 2007




